Neredeyse şanslı azınlık dışında hepimiz şehir hayatına sıkışmış durumdayız. Üstelik kendimize molalar veremeden. İşte bu nedenle, ne için yaşadığımızı bizi esas çevreleyenin ne olduğunu anlamak, kendimizi ailemizi arındırmak için doğaya dönmeliyiz.

Civarınızdaki en yakın park, bahçe, orman, sahil iş görecektir aslında. Ailenizi alın ve yollara düşün, bu açık çek için nedene ihtiyacınız varsa, işte doğanın öğretileri:

Hayal gücünüz yükselsin

Hangi ciddi işlerle uğraşıyorsanız bırakın ve doğada hissetmeye, uzun bir yürüyüşte adımlarınıza, nefesinize dikkat kesilmeye odaklanın. Yol boyu ağaçların adlarını, kaç yaşında olduğunu çocuklarınızla konuşup, "hayata dair meseleler" konusunda perspektifinizi yeniden ele alın örneğin... Günlük rutininizden çıkıp, gerçekten nefes almaya başladığınızı hissedeceksiniz.

Doğa herkese eşit davranır

Çocuğunuzu oyun parkına götürdüğünüz anları düşün, anneler ve babaların uzaktan izlediği, kitap okuduğu ya da cep telefonlarına baktığı anları. Oysa doğada, herkes aynı zemine basıp aynı ağacın altında oyun oynar. Çünkü doğada nizami davranışların çok da yeri yoktur. Yürümek, koşmak, tepeleri aşmak bir oyun haline gelir. Böylece tüm aile aynı anda aynı oyuna dahil olur, birlikte girilen bir maceradan birlikte çıkarsınız. Üstelik çocuklarınız için sorumluluk alma, insiyatif edinme şansı tanırken, ebeveynler olarak da sizi herşeyinizle bulunduğunuz yerde olmaya ikna eder zira dikkatinizi dağıtacak cep telefonları artık çekmiyordur 🙂

Empati, tutku ve iletişimi öğretir

 

Yukarıda da saydığımız nedenlerle, gerçek bir grup haline gelen aile bireyleri, birbirileriyle daha net empati kurar. Örneğin ailecek çıktığınız bir kano sefasını düşünün, iletişimin yalnızca sözel olmadığı anları yaşayacaksınız. Birbirinizle iletişimin farklı yönlerini keşfedip birlikte geliştireceğiniz tutkuları paylaşacaksınız.

Hayat, öngörülebilir değildir

Doğanın size ilk dersi, hayatın öngörülebilir olmadığı ve uyum sağlama gücünün hayatta kalma/hayattan kâm almanın önceliği olduğu olacak. Örneğin, ormana ayak bastığınız anda, delice yağmur yağmaya başlarsa, toplanıp geri dönmeden önce bu deneyimi çoğaltmayı seçebilirsiniz. Çünkü en kıymetli anılar, deneyim edindiklerimiz.

Açık hava oyunlarının çocuklar üzerindeki bilimsel etkisi

Bu kadar doğadan bahsedince, bilimi de içine katmalı. Bilimsel olarak kanıtlanmış ki, çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimi için doğada günde en az bir saat vakit geçirmeleri önem taşıyor. Obezite, bilgisayar oyunu bağımlılıkları, bireyselleşme gibi günümüz çocuklarının sorunlarını düşününce, dışarıdaki aktivitenin, çocuk için ne kadar kıymetli olduğu açıkça görülüyor.

Becerileri geliştirir

Kamp atmak, ateş yakmak, konserve kutularını açmak, yemek pişirmek, yıldızları tanımak bu listeyi büyütebilirsiniz. Çocuğunuzla henüz bağdaştıramadığınız becerileri, doğada geçirdiğiniz süreleri ve kalitesini artırmak suretiyle varedip çoğaltabilirsiniz.

Hayat kurtarır

Bu becerilerle ve deneyimle donanmak ise, internet çağında dört duvar arasında büyüyen bir neslin çocuklarının hayatını hem fiziken hem ruhsal olarak kurtarır. Hatta kendinden sonraki nesillere, bizim onlara bıraktığımızdan daha farklı bir miras bırakabilirler.

Yorumlar

yorum